| | Üretsiz Blog oluştur
| Kırım Kongo Kanamalı Ateşi |SitemapSitemap_2

KKKA - Kenelerden Korunma Yolları 

Kırsal alanlara gidişlerde mümkün olduğunca kapalı ve açık
renkli elbiseleri giymeyi tercih edin.

Kenelerin vücuda girebilecegi yerleri kapatın. ( Pantolon
paçalarının çorap içine alınması gibi. ).

Vücudun açıkta kalan yerlerine böcek uzaklaştırıcı maddeleri
sürün veya elbiselere emdirilerek kullanılabilen böcek öldürücü
ilaçları kullanın.

Kırsal alanda bulunulduğunda sık sık vücut kontrolü yapın; eve
dönüldüğünde de bütün vücudu muayeneden geçirin. Vücuda
yapışmıs kene varsa, bir pens veya cımbız yardımıyla, keneyi
deriye yapıştığı yerden tuttuktan sonra eşit kuvvet uygulayarak
geriye doğru çekerek çıkartın. Çıkarılan keneleri böcek öldürücü
ilaç, alkol veya çamaşır suyu içine atarak öldürün. Kenenin
çıkarıldığı yerin üzerine alkol ve tentürdiyot sürün.

Vücuda tutunan kene ne kadar erken çıkarılırsa, hastalığın
bulaşma ihtimalinin de o kadar azaldığını unutmayın.

Keneleri vücuttan uzaklaştırmak amacıyla, kenelerin üzerine
sigara basmak veya kolonya ve gazyağı dökmek gibi yöntemlere
başvurmayın.

Keneleri kesinlikle elle öldürmeyin ve patlatmayın.

Kene ile temastan sonra kendinizi 10 gün süreyle izleyin. Ani
başlayan ateş, baş ağrısı, şiddetli halsizlik, bulantı ve kusma gibi
şikayetler olursa en yakın sağlık kuruluşuna basvurun.

İnsanların veya hayvanların kanlarına ve vücut sıvılarına
eldivensiz temas etmeyin.

Çiftlik hayvanlarını kenelere karşı ilaçlayın.

Kenelerden Korunmak 

Kişisel korunma önlemleri KKKA riski olmasa bile, kenelerle bulaşabilen

diğer hastalıklardan da korunmak için her zaman uygulanması gereken

hususlardır;

• Kene riski olan yerlerde bulunulduğunda, vücudu tamamen örtecek

giysiler giyilmeli ve açık renkli elbiseler tercih edilmelidir.

• Kenelerin vücuda girebileceği açıklıkların kapatılması önemlidir.

( Pantolon paçalarının çorap içine konulması, çizme giyilmesi vb. ).

• Kırsal alanlara gidildiğinde vücudun açıkta kalan kısımlarına repellent

olarak bilinen böcek kovucu maddelerin sürülmesi, kenelerin birkaç

saat vücuda yaklaşmalarını engellemektedir.

• Dış elbiselere, yıkamaya da dayanıklı olan, etki süresi uzun kene

öldürücü ilaçlar ( insektisit ) sürülmesi etkili bir korunma aracı

olabilmektedir.

• Vücut kene yönünden sık sık kontrol edilmeli, kene varsa bir pens

veya cımbızla, kenenin deriye yapıştıgı yerden tutulup sağa sola

oynatılarak çivi çıkarır gibi çıkarılmalıdır. Kene vücuttan ne kadar kısa

sürede çıkarılırsa hastalık riski de o kadar azalmaktadır.

Keneyi vücuttan uzaklaştırma konusunda bilgi sahibi olmayanlar dışında,

vücuda yapışmıs kenenin uzaklaştırılması için sağlık kuruluşuna basvurmaya

gerek bulunmamaktadır. Vücuttan kene uzaklaştırmak usulünce yapıldığı

takdirde kolayca ve risksiz yapılabilecek bir işlemdir.

Kene çıkarıldıktan sonra kenenin yapıştıgı yere tentürdiyot gibi antiseptik

maddeler sürülmelidir. Vücudundan kene yapışan kisiler 10 gün kadar

ani ba şlayan ateş, baş ağrısı, yoğun halsizlik, bulantı ve kusma gibi şikayetler

yönünden kendilerini izlemeli, böyle bir sikâyetin olması durumunda en yakın sağlık

kuruluşuna başvurmalıdır.

Vücuttan uzaklastırılan keneler çamasır suyu, alkol veya insektisit

içine atılarak öldürülmelidir. Vücut üzerindeki keneler öldürülmemeli ve

patlatılmamalıdır. Keneleri vücuttan uzaklastırmak amacıyla üzerlerine

sigara basmak veya kolonya ve gazyağı dökmek gibi yöntemlere başvurulmamalıdır.

İnsanların veya hayvanların kanlarına korunmasız temas edilmemelidir.

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi 

Kırım - Kongo kanamalı ateşi ( KKKA ) etkeni virüs olan bir enfeksiyon hastalığıdır.

Hastalığın etkeni olan virüsün taşıyıcısı olarak rol alan keneler, yabani hayvanlar,

çiftlik hayvanları ve insanlar arasında virüsün taşınmasına ve çoğalmasına aracılık

etmektedirler. Kırım - Kongo kanamalı ateşi doğal dengenin değişimiyle

( iklim, bitki örtüsü, yabani hayvan sayısındaki artış vb.) doğrudan ilgili bir hastalıktır.

Nitekim hastalığın ilk olarak tespit edildiği Kırım’da da hastalık doğal dengelerdeki

değişiklik sonucunda ortaya çıkmıstır. Girişi yasaklanan ve tarıma kapatılan bölgeler,

birkaç yıl sonra tekrar tarıma açıldığında hastalık görülmeye başlamıstır. Doğal dengelerin

bozulmasında ve buna bağlı olarak hastalığın görülmesinde sürekli avlanma yasağı veya

kontrolsüz avcılık ve yayla yasağı gibi faktörlerin de önemli etkileri bulunmaktadır. Doğal

hayatta yaban hayvanı sayısındaki artış, kenelerin kan emmeleri ve üremeleri için uygun

ortamın oluşmasına zemin hazırlamakta olup bu durum, zaten çok fazla sayıda yumurta

yumurtlama özelliği olan kene sayısının hızla artmasına sebep olmaktadır. Ülkemizde

hastalıkla ilişkili bulunan kene türü yaban hayatı ile çok yakından ilişkilidir. Bu kene

yaşama dönemlerinin bir bölümünde yaban hayvanlarından kan emerken, hayatının

diğer evresinde özellikle çiftlik hayvanlarından kan emmektedir. Yoğun kene varlığının olması,

insanların kenelerle daha çok karşı karşıya kalmaları anlamına gelmektedir. Virüsün, küçük

odaklar şeklinde yaban hayvanları ile kene arasında devamlılığını sağladığına inanılmaktadır.

Hastalık, yaban hayatı ile insanların iç içe olduğu bölgelerde kene sayısının artışına bağlı

olarak çıkmaktadır. Ayrıca yerden beslenen kuşlar ile ( keklik, çulluk, karga vb. ) göçmen

kuşların da kenelerin başka alanlara taşınmasında etkili olduğu bilinmektedir. Söz konusu

kene kurak ve yarı kurak bozkır iklimini sevmekte ve genellikle bozkır ile diğer iklimlerin

kesişme yerlerinde, kuru taban örtüsüne sahip bodur ormanlık ( meşe, geven vb. )

alanlarda yaygın olarak görülmektedir. Özellikle vadilerle çevrili daglık alanların yamaçları,

yaban hayvanlarının daha sık dolaştığı alanlar olduğundan keneler açısından hayli zengin

bölgelerdir. Yaban hayvanları ile evcil hayvanların karşılaşmaları veya gece gündüz farkı da

olsa aynı veya yakın alanları kullanmaları ile evcil hayvanlara kene geçişi olmakta ve virüs

için yeni çoğalma alanları oluşmaktadır. Evcil hayvanlara yapışmak suretiyle beslenen

enfekte kenelerin yumurtalarıyla, otlaklar ile hayvanların yaşadığı diğer alanlar da riskli

alanlar haline gelebilmektedir. Virüsler hayvanlarda genellikle belirti veren bir hastalığa yol

açmamaktadır. Hasta insanların kanlarıyla kontrolsüz temas ile insandan insana hastalığın

geçmesi de söz konusudur. Hastalığın tedavisinde uygulanabilecek etkililiği bilimsel olarak

ispatlanmıs bir ilaç ile yine etkinliği bilimsel çevrelerce kabul görmüş uygulanabilir bir aşı

mevcut değildir. Bazı Doğu Avrupa ülkelerinde geçmişte kullanılan KKKA aşıları da

uygulanabilir olarak görülmemiştir. KKKA hastalığının kontrolünde bilinçli korunma

tedbirlerinin alınması hayli önem kazanmaktadır. Epidemilerin kontrolünde,

kişisel korunma önlemlerinin alınması ve kene sayısının azaltılması amaçlanmaktadır.