Kırsal alanlara gidişlerde mümkün olduğunca kapalı ve açık
renkli elbiseleri giymeyi tercih edin.
Kenelerin vücuda girebilecegi yerleri kapatın. ( Pantolon
paçalarının çorap içine alınması gibi. ).
Vücudun açıkta kalan yerlerine böcek uzaklaştırıcı maddeleri
sürün veya elbiselere emdirilerek kullanılabilen böcek öldürücü
ilaçları kullanın.
Kırsal alanda bulunulduğunda sık sık vücut kontrolü yapın; eve
dönüldüğünde de bütün vücudu muayeneden geçirin. Vücuda
yapışmıs kene varsa, bir pens veya cımbız yardımıyla, keneyi
deriye yapıştığı yerden tuttuktan sonra eşit kuvvet uygulayarak
geriye doğru çekerek çıkartın. Çıkarılan keneleri böcek öldürücü
ilaç, alkol veya çamaşır suyu içine atarak öldürün. Kenenin
çıkarıldığı yerin üzerine alkol ve tentürdiyot sürün.
Vücuda tutunan kene ne kadar erken çıkarılırsa, hastalığın
bulaşma ihtimalinin de o kadar azaldığını unutmayın.
Keneleri vücuttan uzaklaştırmak amacıyla, kenelerin üzerine
sigara basmak veya kolonya ve gazyağı dökmek gibi yöntemlere
başvurmayın.
Keneleri kesinlikle elle öldürmeyin ve patlatmayın.
Kene ile temastan sonra kendinizi 10 gün süreyle izleyin. Ani
başlayan ateş, baş ağrısı, şiddetli halsizlik, bulantı ve kusma gibi
şikayetler olursa en yakın sağlık kuruluşuna basvurun.
İnsanların veya hayvanların kanlarına ve vücut sıvılarına
eldivensiz temas etmeyin.
Çiftlik hayvanlarını kenelere karşı ilaçlayın.
Kişisel korunma önlemleri KKKA riski olmasa bile, kenelerle bulaşabilen
diğer hastalıklardan da
korunmak için her zaman uygulanması gereken
hususlardır;
• Kene riski olan yerlerde
bulunulduğunda, vücudu tamamen örtecek
giysiler giyilmeli ve açık
renkli elbiseler tercih edilmelidir.
• Kenelerin vücuda
girebileceği açıklıkların kapatılması önemlidir.
( Pantolon paçalarının çorap
içine konulması, çizme giyilmesi vb. ).
• Kırsal alanlara gidildiğinde
vücudun açıkta kalan kısımlarına repellent
olarak bilinen böcek kovucu
maddelerin sürülmesi, kenelerin birkaç
saat vücuda yaklaşmalarını
engellemektedir.
• Dış elbiselere, yıkamaya
da dayanıklı olan, etki süresi uzun kene
öldürücü ilaçlar ( insektisit ) sürülmesi etkili bir
korunma aracı
olabilmektedir.
• Vücut kene yönünden sık sık
kontrol edilmeli, kene varsa bir pens
veya cımbızla, kenenin
deriye yapıştıgı yerden tutulup sağa sola
oynatılarak çivi çıkarır
gibi çıkarılmalıdır. Kene vücuttan ne kadar kısa
sürede çıkarılırsa hastalık
riski de o kadar azalmaktadır.
Keneyi vücuttan uzaklaştırma
konusunda bilgi sahibi olmayanlar dışında,
vücuda yapışmıs kenenin
uzaklaştırılması için sağlık kuruluşuna basvurmaya
gerek bulunmamaktadır.
Vücuttan kene uzaklaştırmak usulünce yapıldığı
takdirde kolayca ve risksiz yapılabilecek
bir işlemdir.
Kene çıkarıldıktan sonra
kenenin yapıştıgı yere tentürdiyot gibi antiseptik
maddeler sürülmelidir. Vücudundan
kene yapışan kisiler 10 gün kadar
ani ba şlayan ateş, baş ağrısı,
yoğun halsizlik, bulantı ve kusma gibi şikayetler
yönünden kendilerini
izlemeli, böyle bir sikâyetin olması durumunda en yakın sağlık
kuruluşuna başvurmalıdır.
Vücuttan uzaklastırılan
keneler çamasır suyu, alkol veya insektisit
içine atılarak
öldürülmelidir. Vücut üzerindeki keneler öldürülmemeli ve
patlatılmamalıdır. Keneleri
vücuttan uzaklastırmak amacıyla üzerlerine
sigara basmak veya kolonya
ve gazyağı dökmek gibi yöntemlere başvurulmamalıdır.
İnsanların veya hayvanların
kanlarına korunmasız temas edilmemelidir.
Kırım - Kongo kanamalı ateşi ( KKKA ) etkeni
virüs olan bir enfeksiyon hastalığıdır.
Hastalığın etkeni olan virüsün
taşıyıcısı olarak rol alan keneler, yabani hayvanlar,
çiftlik hayvanları
ve insanlar arasında virüsün taşınmasına ve çoğalmasına aracılık
etmektedirler.
Kırım - Kongo kanamalı ateşi doğal dengenin değişimiyle
( iklim, bitki örtüsü,
yabani hayvan sayısındaki artış vb.) doğrudan ilgili bir hastalıktır.
Nitekim
hastalığın ilk olarak tespit edildiği Kırım’da da hastalık doğal dengelerdeki
değişiklik sonucunda ortaya çıkmıstır. Girişi yasaklanan ve tarıma kapatılan
bölgeler,
birkaç yıl sonra tekrar tarıma açıldığında hastalık görülmeye
başlamıstır. Doğal dengelerin
bozulmasında ve buna bağlı olarak hastalığın
görülmesinde sürekli avlanma yasağı veya
kontrolsüz avcılık ve yayla yasağı
gibi faktörlerin de önemli etkileri bulunmaktadır. Doğal
hayatta yaban hayvanı sayısındaki artış, kenelerin kan emmeleri ve üremeleri için uygun
ortamın
oluşmasına zemin hazırlamakta olup bu durum, zaten çok fazla sayıda yumurta
yumurtlama özelliği olan kene sayısının hızla artmasına sebep olmaktadır.
Ülkemizde
hastalıkla ilişkili bulunan kene türü yaban hayatı ile çok yakından
ilişkilidir. Bu kene
yaşama dönemlerinin bir bölümünde yaban hayvanlarından kan
emerken, hayatının
diğer evresinde özellikle çiftlik hayvanlarından kan emmektedir. Yoğun kene varlığının olması,
insanların kenelerle daha çok karşı
karşıya kalmaları anlamına gelmektedir. Virüsün, küçük
odaklar şeklinde yaban
hayvanları ile kene arasında devamlılığını sağladığına inanılmaktadır.
Hastalık,
yaban hayatı ile insanların iç içe olduğu bölgelerde kene sayısının artışına
bağlı
olarak çıkmaktadır. Ayrıca yerden beslenen kuşlar ile ( keklik, çulluk,
karga vb. ) göçmen
kuşların da kenelerin başka alanlara taşınmasında etkili
olduğu bilinmektedir. Söz konusu
kene kurak ve yarı kurak bozkır iklimini
sevmekte ve genellikle bozkır ile diğer iklimlerin
kesişme yerlerinde, kuru
taban örtüsüne sahip bodur ormanlık ( meşe, geven vb. )
alanlarda yaygın olarak
görülmektedir. Özellikle vadilerle çevrili daglık alanların yamaçları,
yaban hayvanlarının daha sık dolaştığı alanlar olduğundan keneler açısından hayli
zengin
bölgelerdir. Yaban hayvanları ile evcil hayvanların karşılaşmaları veya
gece gündüz farkı da
olsa aynı veya yakın alanları kullanmaları ile evcil
hayvanlara kene geçişi olmakta ve virüs
için yeni çoğalma alanları oluşmaktadır. Evcil hayvanlara yapışmak suretiyle beslenen
enfekte kenelerin
yumurtalarıyla, otlaklar ile hayvanların yaşadığı diğer alanlar da riskli
alanlar haline gelebilmektedir. Virüsler hayvanlarda genellikle belirti veren
bir hastalığa yol
açmamaktadır. Hasta insanların kanlarıyla kontrolsüz temas
ile insandan insana hastalığın
geçmesi de söz konusudur. Hastalığın tedavisinde
uygulanabilecek etkililiği bilimsel olarak
ispatlanmıs bir ilaç ile yine etkinliği bilimsel çevrelerce kabul görmüş uygulanabilir bir aşı
mevcut değildir. Bazı
Doğu Avrupa ülkelerinde geçmişte kullanılan KKKA aşıları da
uygulanabilir olarak görülmemiştir. KKKA hastalığının kontrolünde bilinçli
korunma
tedbirlerinin alınması hayli önem kazanmaktadır. Epidemilerin
kontrolünde,
kişisel korunma önlemlerinin alınması ve kene sayısının
azaltılması amaçlanmaktadır.